Mezhepler Tarihi Kaynaklarının Objektifliği

Klasik Dönem Mezhepler Tarihi Kaynaklarının Objektifliği (İmâmiyye Şi’ası Örneği) Rize 2011, 217 sayfa.

İslam Mezhepleri Tarihi biliminin oluşum dönemi temel kaynaklarının, ötekini anlatırken, taraf tutma veya karşıdakini eleştirme şeklindeki sübjektiflik dışında, isnatlarının gerçeğe uygunluğu anlamında objektif olup olmadıklarını incelemeyi amaçlayan çalışma; Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî, Makālâtu’l-İslâmiyyîn ve ihtilâfu’l-musallîn, Muhammed b. Ahmed el-Malatî, et-Tenbîh ve’r-red ‘alâ ehli’l-ehvâ’i ve’l-bida‘, Abdülkahir el-Bağdâdî, el-Fark beyne’l-fırak, Ali b. Ahmed İbn Hazm, el-Fasl fi’l-milel ve’l-ehvâ ve’n-nihal, Abdülkerim eş-Şehristânî, el-Milel ve’n-nihal olmak üzere beş meşhur eseri esas alarak, bu kaynaklarda İmâmiyye Şi’ası’na isnad edilen görüşler üzerine oturmuştur. Bu eserlerde İmâmiyye Şi’ası’na izafe edilen bütün görüşler derlenerek başlıklar altında bir araya getirildikten sonra, bu kaynakların çağdaşı olan İmâmiyye müelliflerinin kaleme almış olduğu İmâmiyye kaynaklarında aynı konularla ilgili görüşler derlenerek bir araya getirilerek karşılaştırmalı olarak işlenmiştir. Girişte konu ve amaç hakkında bilgi verildikten sonra kaynaklar ve uygulanan metot belirtilmiş; sınırlılıklar başlığı altında da, günümüzde İmâmiyye kavramının ifade ettiği kesimin, Mezhepler Tarihi kaynaklarında tam karşılığı olmayışından doğan sorunlar ele alındıktan sonra Şî’î, Rafızî, Kat’iyye, İmâmiyye ve İsnâ ‘Aşeriyye isimlendirmelerinin her iki taraf eserlerindeki kullanımı verilmeye çalışılmıştır. (s. 17-33) Birinci bölümde imâmet dışındaki görüşler olarak; İman ve İslâm, Allah inancı, Peygamber inancı, ahiret inancı ve fıkıh konuları ele alınmıştır. (s. 37-96) İkinci bölümde imâmet anlayışı; imâmet kurumu, imâmın nitelikleri, imamın görev ve yetkileri, imamlar ve on ikinci imam ve gaybet başlıkları altında işlenmiştir. (s. 99-191) Sonuçta; temel alınan Mezhepler tarihi eserlerinde birbirinden çok farklı konuların işlenmediği, İmâmiyye’ye isnadlarda yazarların genelleme yapmaktan kaçındığı ve daha çok “bazı şî’iler” sınırlamasıyla isnadlarda bulunduğu ve bunun da objektiflik açısından olumlu bir durum sergilediği belirtilmiştir. İsnadların İmâmiyye kaynaklarında varlığı konusunda ise neredeyse % 100’e yakın bir gerçekliğin olduğu ve çok nadir bir kaç isnad dışında, beş temel eserde yer alan konuların çağdaşları olan İmâmiyye yazarlarında varlığı tespit edilmiştir. Rize’de sınırlı sayıda basılmış olan eser yakında ulusal yayın evlerinden birinde basılacaktır.